28 Şubat 2015 Cumartesi

3 boyutlu çatlak analizi

Manchester Üniversitesinden bir grup araştımacı, National Institue of Apllied Sciences(INSA) ve ESRF paslanmaz çelikteki çatlak büyümesinin etkileşimini 3B olarak numuneyi tahribata uğratmadan ortaya çıkardı.

Bilim adamları çatlağın taneler arasında nasıl hareket ettiğini üzerinde çalışmalar yaptı. Bu deneysel 3B tane haritalandırma tekniği ilk defa kullanıldı ve ilk sonuçlar Journal Science'da yayımlandı.

Çatlak çekme, basma gerilmeleri ve çevresel korozif etkilerin birleşmesi nedeniyle zayıf tane sınırlarında meydana gelebilmektedir. Bu tarz çatlaklar kritik hataları temsil eder. Güç jenaratörlerinde tane sınırları ısıl işlem veya nükleer santrallerde nötron ışınımı sırasında sırasında hassas hale gelebilir.


Mühendislikte kullanılan birçok metal küçük kristallerinden veya tanelerden oluşmaktadır. Bilim insanları 0.4 mm çapındaki paslanmaz çelik kablonun tane bölümlerinin 3B haritasını yapmak için Fraction Contrast Tomography adındaki yeni tekniği kullandı. Bundan sonraki deneysel adım ise korozif sıvı içeren ortamda ve yüklenme altında oluşavak mikro çatlakları incelemek. Çatlak büyümesi sırasında, 3B tomografik tarama(her 30 dk.da) yapılarak çatlağın ilerleyişi hakkında bilgi edinilmeye çalışılacak.

Çatlaklar taneler arasından ilerler -3B haritalandırdığımız-. Bu sonuçlar bizlere çatlak ilerlemesi ve özel bağların çatlak ilerlemesine karşı direnci hakkında bilgi verecektir. Diyor Science'da ki makalenin yazarı Andrew King. "Bazı dirençli bağlar bizim beklediklerimiz değildi."

Özel, çatlağa karşı dirençli bu bağlar metaluji endüstrisinin önemli bir anahtarı olabilir. Malzemeler bu tip bağlardan bulundurmakta ve ayrıca bu tip kırıklara karşı daha fazla direnç sağlamaktalar. Bu çalışmalar bilim insanlarına hangi tip bağ yapılarının en iyi mazlemelerde performans göstereceğini anlamasını sağlayacaktır. Örneğin metalurjide ve diğer sektörlerde daha güvenli ve daha etkili güç üniteleri, daha hafif alaşımlar gibi.




Kaynak:Link

20 Şubat 2015 Cuma

Gezegenlerin renk analizleri

     Gezegenlerin renklerinden analiz yapmak Newton'un beyaz ışığı bir prizmadan geçirerek ışığı tayflarına ayırmasına kadar dayanır. Bu bağlamda insan gözünün algılayabileceği dalga boyu 400-700 nm arasındadır ve bu aralığa görünür bölge denmektedir. Aşağıda gösterileceği üzere mor renkten başlayarak kırmızı renge kadar giden bir spektrum vardır. Mor renk yüksek enerji, düşük dalga boyuna sahipken kırmızı ise düşük enerji, büyük dalga boyuna sahiptir. 




     Her elementin kendine özgü soğurduğu bir tayfı vardır ve bu özellik gezegenlerin analizlerinin yapılmasında ana faktörü oluşturmaktadır. Bir teleskop aracılığı gezegen gözlenirse görülen renge göre analiz yapılır. Böylece gezegenin atmosferinin hangi elementlerden oluştuğu belirlenebilir.
Buna örnek olarak Mars verilebilir. Mars kırmızı gözükmektedir. Bunun nedeni yüzeyinde ve atmosferinde bulunan demir oksit bileşiklerinden kaynaklanır. Aşağıdaki resimlerde soldaki Dünya'da bulunan demir oksit kayaçlarını gösterirken sağ taraftaki ise NASA'nın Mars'a gönderdiği Curiosity kaşif robotu tarafından çekilmiş görüntüdür.